World of Warcraft yapımcıları ile yeni güncellemeyi konuştuk
Oyundaki yenilikleri birinci ağızdan öğreniyoruz
World of Warcraft’ın bugün yayınlanan Curse of Ula’tek ismiyle anılan 12.1 güncellemesinin hemen öncesinde Blizzard ekibinin daveti ile 4 geliştirici ile bir röportaja katılma şansı elde ettik. Farklı basın kuruluşlarının da katıldığı röportaj sırasında aklımızdaki bazı soruları sorma ve yapımcıların düşüncelerini öğrenme şansı yakaladık.
Yaklaşık 1 saat süren röportaj boyunca Blizzard ekibinden ilk olarak Paul Kubit (Associate Game Director) ve Rachel Vought (Lead Quest Director) ile oyunun hikayesi ve yeni güncellemenin neler getirdiği üzerine konuşma şansımız oldu. Ardından ikisi de Lead Encounter Designer olarak görev alan Taylor Sanders ve Andrew De Sousa ile gelecek raid ve diğer karşılaşmalar hakkında konuştuk.

Troller ve Hikayenin Odağı
Röportaja katılan herkesin aklında olan bir soru vardı, Midnight boyunca gerçekleşen bütün olayların, verilen kayıpların, Silvermoon’a yapılan saldırının arasında bir anda Amani Trolleri’nin kişisel meselesiymiş gibi gözüken daha ufak çaplı bir içerik hepimize sürpriz oldu. Zul’jan, Zul’jara, Lady Liadrin ve Orweyna gibi karakterler ile geçecek olan güncellemenin Worldsoul Saga’ya ne tür bir etki bırakacağı ve Midnight hikayesine etkisi hakkında sorular geldi. Oyunu yıllardır oyunu oynayan oyuncuların alıştığı bir durum varsa o da Troll ırkının ön planda olduğu hikayelerin biraz daha filler tadında olduğu ve ana hikayeyi çok öne çıkarmadığı yönünde. Bu güncelleme için ise işlerin farklı olduğu belirtiliyor.
Rachel Vought bu güncellemede tecrübe edeceğimiz hikayenin ve Ula’tek’İn Midnight’ın ana hikayesi ile doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. Aslında yine ana hedefimizde Xal’atath var ama ona ulaşmak için hizmetkarlarının (Twilight’s Hammer ) yaptığı planlara da müdahale ediyoruz. Ayrıca Zul’jan ve Zul’jara’nın verdiği kararlar sonucunda hikayenin henüz açıklanmamış kısımları da ortaya çıkacak ve oyuncuların bunları görmesi için sabırsızlandıklarını söylüyorlar. Sonuçta Midnight’ın hikayesi yalnızca Xal’atath ve The Void ile ilgili değil, dünya bundan çok daha büyük ve farklı hikayelerin de evrende yeri olduğu söyleniyor. Haranir maceracı Orweyna’nın da Worldsoul ile ilgili bir hikayesi olduğu ve bunun bazı bilinmeyen sırları açığa çıkaracağı da belirtiliyor.

Arathor’un Voidspire sonrasında geçen hikayesini bekleyenler ise biraz hayal kırıklığına uğrayacak. Arathor’un Xal’atath peşindeki macerası bu yamanın 2. Sezon içerikleriyle birlikte gelecek.
Kısacası ekip bu güncellemenin farklı bir alana odaklansa da Midnight hikayesi içerisindeki yerinin önemli olduğunu ve beklemediğimiz bir şekilde bağlanılacağını vurguluyor. “3 parçalık bir hikayenin tam ortasındayız Midnight ile başlattığımız olayların temelini bu yama içerisinde gerçekleşen olaylar ile sağlamlaştırıyoruz.“
Oynanış ve Mekanikler
Midnight ile birlikte gelen en büyük değişikliklerden biri raid mekanikleri üzerine kullanılan eklentilerin (add-on) kullanımının azaltılması yönündeki çalışmalardı. Bu değişikliklerin oyunun tasarımına olan etkisi yönündeki sorulara Taylor Sanders cevap verdi. Sanders’a göre çoğu oyuncu eskisine kıyasla daha az eklenti kullanıyor ve bu sayede her oyunu yüklediğinde daha az takip etmesi gereken ekstra araç oluyor. Arayüzün temel fonksiyonlarını güncellemek için özenli bir şekilde çalıştıklarını söyleyen Sanders, Curse of Ula’tek ile Cooldown Manager gibi özellikleri de eklemeye devam ettiklerini belirtiyor. “Amacımız oyuncunun dış araçlara bağımlılığını azaltarak ihtiyacı olan bilgileri oyunun arayüzünden elde edebilmesi.”

The Venomous Abyss raidi ve son boss olan Ula’tek hakkında bolca soru geldi. Yama boyunca bolca yılan göreceğimizi temin eden yapımcı ekip, karşılaşacağımız içerikler ve bunların hazırlanması aşamasından bilgiler paylaştı.
Ula’tek bossunun tasarımının oldukça eğlenceli olduğunu belirten Andrew De Sousa, bu savaşın mekanik açıdan en ilginç kısmının beş başlı bir boss ile karşılaşmamız olduğunu belirtti. Bu karşılaşmanın tasarımı sırasında animasyon, efekt, sanat tasarımı ve karşılaşma tasarımında çalışan tüm ekiplerin bir araya gelip işbirliği içerisinde çalıştığından bahsetti. Oyuncuların mekanın vermek istediği duyguyu iyi bir şekilde hissetmesini sağladıklarını düşündüğünü söyledi. Tamamen yeni ve zehirli bir ekosistem içerisindeki mücadelelerin de ortama uygun olması gerektiğini, hem anlatısal hem de mekaniksel olarak bu ortama uyum sağlayan bir tasarım yaptıklarını belirtti. De Sousa, eski tasarım felsefelerini koruyarak daha ileri giden yeni bir iş ortaya koyduklarını belirtiyor.
Ayrıca bu 8 bossluk raidin neredeyse tamamen zehir temalı bir ortamda geçmesi, raid içerisindeki boss mücadelelerinin mekanikleri konusunda akıllarda soru işareti bırakıyordu. Bütün bossları zehirlen, kurtul, yerdekini temizle şeklinde mi oynayacağız şeklindeki endişemizi dile getirdik.
İkili bu konuya “Breakup” denen bir kavram ile yaklaştıklarından bahsetti. Yani bulunduğumuz ortamın teması belli olsa bile kimi karşılaşmalarda bu kalıpların kırılması gerektiğini ve ona göre planlama yaptıklarını belirttiler. The Venomous Abyss raidinde örnek olarak Lost Explorers karşılaşmasının iyi bir örnek olacağını söylediler. Lost Explorers, daha önce buraya girmiş ve eski bir ruhun etkisi altında kalan 3 Tortollan maceracıdan oluşan bir karşılaşma ve farklı bir deneyim sunmak üzere hazırlanmış. Ciddi ve ağır bir ortamda oyuncuların biraz olsun farklı bir havada mücadele etmesi için hazırlanmışlar. Ayrıca temaya uysun diye her köşede yılan dövmek yerine farklı alt temalar ve çeşitlilikler olmasına da önem verilmiş. Farklı yaratıkları, sağdan soldan fırlayan küçük sürüler, eski ruhlar ve golemler gibi farklı temalar ile tekdüze bir tecrübenin önüne geçmek için çalışıyorlar.
12.1 güncellemesi ile gelen en büyük eklentilerden biri de Lairs isimli tek boss raidleri gibi gözüküyor. Mythic+ ve Raid karşılaşmalarından ayıran temel noktaların ne olduğu yönündeki soruya Taylor Sanders ve Andrew De Sousa cevap verdi.
Lairs’in ana hedefinin erişebilirliği arttırmak olduğunu söyleyen ekip, daha fazla oyuncunun deneyimleri tecrübe etmesini sağlamayı planladıklarını belirtiyor. Seçilen World Difficulty ile daha esnek bir şekilde zorlaşan boss karşılaşmaları hazırlamışlar. 5-40 oyuncuya göre değişen bu esnek yaklaşım sayının yanı sıra oyuncuların rollerine göre de düzenlenecek. Zorluk ise Flex Mythic seviyesene kadar çıkıyor. Lairs mücadelelerindeki amaç raid yapmak isteyen ama ideal grup kompozisyonuna sahip olmayan oyuncular için bir köprü görevi sağlamak.

Altar of Fangs gibi küçük çaplı, daha az sayıda bossun bulunduğu içerikler, zamanı daha kısıtlı olan ve uzun raidler için vakit ayıramayan oyunculara 10 - 20 dakikalık bir tecrübe sunup istedikleri ganimetlere ulaşma şansı da sunuyor. Bu tarz fikirleri devam ettirmek istediklerini söyleyen ekip “İçerik bölümlendirmesini, daha esnek, kademeli raid deneyimleri sunma yolunu seviyoruz ve gelecekte benzer fikirleri denemek istiyoruz.” diyor.
Geri Dönüş Çağrısı
Bugün yayınlanan Curse of Ula’tek güncellemesi yukarıda bahsettiklerimizden çok daha fazlasını içeriyor. Yeni hikaye, tecrübe edilebilecek yeni mücadeleler, yapılacak bir sürü farklı yan içerik ve daha fazlasını içeren 12.1 yaması ile Midnight’ın zaten zengin olan içeriği biraz daha zenginleşiyor. Hatta Paul Kubit, Housing kısmını da hesaba katarsak bu yamanın tüm içeriğini hızlı bir biçimde tamamlamanın neredeyse mümkün olmadığından bile bahsediyor.

Röportaja dahil olan ekip üyelerine “1 yıldır oyunu oynamayı bırakmış birini yeniden başlamaya teşvik etmek için ne dersiniz” sorusu da soruldu ve ortak nokta Troll’ler ve yılanlar oldu!
Paul Kubit: Curse of Ula’tek sizi Coiled Isle’a götürüyor ve orada bolca zehirli ortam, yılan ve bilinmeyenlerle dolu şeyler sizi bekliyor
Rachel Vought:Trolller muhteşem! Gelin ve tamamen muhteşem trolllerin, bolca yılanın, harika bossların ve iyi bir hikayeyi tecrübe edin!
Taylor Sanders: Gelin ve World of Warcraft’ın en derin tarihli ve renkli ırklarından biri olan Trollerin hikayesini tecrübe etme fırsatını yakalayın. WoW’a başlamak için bundan daha iyi bir zaman yok.


